Gururun öldüğü noktada aşk filizlenir, aşkın öldüğü noktada ise gurur...
Şu insan yapımı hayat, saf kalplerimizi arzulamakta; lakin elde edememekte...
Elde etmenin imkansıza vardığı ulaşılmazlık içerisinde; öncelikle gıpta, ardından kıskançlık, peşi sıra nefret boy gösterir. Yüreğine kulak kabartmayan insanların deneyimledği "acı", birbirine gebe bu hislerin, gözü pek olan son evladıdır.
açık yara
TIKAÇ
Aşk ölüme benzer; bir kez öldüğünüz vakit, bir daha ölemezsiniz. Lakin tek benzerlikleri bu değildir. Kimi zaman, karşılıksız aşkın ölüme, ölümün ise huzura eşit olduğu, bir denklem sistemi akar mantık süzgecinizden. Süzgecin altını tıkamak, el becerinize kalmıştır.
AŞK?
Aşktan çok şey beklemeyin. Kim seni senden daha çok sevebilir,
sana senden daha çok değer verebilir? Şayet kendinde barınan özelliklerinin
tümünden nefret ediyor olsaydın, sen dahi sevmezdin kendini. Sen böyleyken,
sözde aşığından ne bekleyebilirsin?
İçinde uyandırdığın hisler dolayısıyla seni sevdiğini sanmakta.
Aslında seni değil, içinde oluşturduğun hisleri, hazları seviyor o. Onu
mutsuz etmeye gör; bak o zaman onun içinde oluşturduğun duyguları, onun
ağzı ile "Seni.", seviyor mu? Lakin dert yanmayasın hemen, yalnız o değil,
ikiniz de bencilsiniz, iki yüzlüsünüz; ikiniz de pek tabii insansınız!
"Bir düşmanla savaşarak yaşayan kişinin, düşmanını hayatta bırakmakta yararı vardır."
F.Nietzsche
"İnsan ancak anladığı şeyleri duyar." GOETHE
"Dünya bir hapishanedir." GOETHE
"Sen çevrende olup bitenleri görüp neden diye soruyorsun. Ben ise, asla var olmamış şeyleri hayal ederek neden olmasın diyorum." Bernard Shaw
"Dünya, anlamsız bir düşten başka bir şey değilmiş meğer." Alain
"Herkes benim düşünceme katılırsa, yanılmış olmaktan korkarım." Oscar Wilde
